|
İngilizce - Şartlı Cümleler
|
|
10-16-2008, 10:45 PM
Mesaj: #1
|
|||
|
|||
|
İngilizce - Şartlı Cümleler
İngilizce’de şartlı cümleler iki kısımdan meydana gelir. İlk kısım şartı öne süren cümle, ikincisi ise şarta cevap veren cümledir.
Şartı öne süren cümle: If you give me money Eğer bana parar verirsen Şarta cevap veren cümle: I will give you an apple Sana elma vereceğim “If” kelimesi bir “Sabordinate Conjuction” (yan bağlar) dır. Bir cümlenin başına geldiği zaman o cümleyi tam cümlelikten yan cümleciğe çevirir. Örneğin; You give me money. Sen bana para verirsin. Cümlesinin öznesi var, fiili var, anlamı da tamdır. Halbuki, If you give me money. Eğer bana para verirsen, Cümlesinde özne var, fiil var, fakat anlam tam değildir. İşte “if” ile bağlı tüm cümleler tek başlarına bir anlam taşımazlar. Onun için bu şartı öne süren cümlenin arkasından, bu şarta karşılık veren bir ana cümle gelmelidir. Bu cümlenin “tense”i (zamanı) “sequence of tenses” (“tens”lerin uyumu) kuralına uygun olmalıdır. Bunu bir tablo ile açıklıyalım. “if” li cümle Tam cümle 1- Simple Present Tense Future Tense 2- Simple Past Tense Conditional 3- Past Perfect Tense Past Conditional İngilizce’de üç çeşit şartlı cümle bulunur. Olanak dahilindeki işler için kullanılan "posibble" cümleler. Gerçekleşmemiş işler için kullanılan "unreal" cümleler. Gerçekleşmediği gibi, gerçekleşmesi de olanaksız bulunan "impossible" cümleler. 1- Şimdi birinci maddedeki “possible” cümlelerin kuruluşunu göreceğiz. Bu cins cümlelerin ilk kısmı, yani şartı öne süren kısmı geniş zaman (The Simple Present Tense) olacak. Fakat ikinci kısmı kesinlikle gelecek zaman (The Future Tense) olacaktır. Türkçe’de bazen ikinci kısım da geniş zaman olur. Örneğin, Eğer bana para verirsen, sana elma veririm. Deriz. Halbuki, İngilizce’de ikinci kısım daima gelecek zaman olmalıdır. Örneğin, If you give me money, I will give you an apple. Eğer bana para verirsen, sana bir elma vereceğim. If I have money, I will go to Paris. Eğer param olursa, Paris’e gideceğim. If you go away, I will miss you. Eğer uzağa gidersen, seni özliyeceğim. If you study hard, you will learn English. Eğer çok çalışırsanız, İngilizce öğreneceksiniz. If Ahmet gets up very early, he will catch the bus. Eğer Ahmet çok erken kalkarsa, otobüse yetişecek. If my father gives me money, I will be very glad. Eğer babam bana para verirse, çok memnun olacağım. Tüm bu örneklerde “if”li cümle “The Simple Present Tense”, ikinci taraf ise “The The Future Tense”dir. Bu konuşma İngilizce’de hep böyledir. Ancak pozitif bilimlerde kesin bir yargı veya kuralı belirtirken iki taraf da “The Simple Present Tense” olur, Örneğin, If you boil water, it becames steam. Eğer suyu kaynatırsanız, buhar olur. “If” li cümlelerde tüm yardımcı fiilleri “The Simple Present Tense” olmak şartıyla kullanabiliriz. Örneğin, If I get a ticket, I can go to the theatre. Eğer bir bilet alırsam, tiyatroya gidebilirim. If you can find enough money, you can buy a car. Eğer yeterli para bulabilirsen, bir araba alabilirsin. If you have got a stamp, you can post that letter. Eğer pulunuz varsa, şu mektubu postalayabilirsiniz. 2- Şimdi şart cümlelerinin ikinci çeşidini göreceğiz. Bu cümleler “unreal” adını alırlar ve gerçekleşmemiş işler için kullanılırlar. Bu çeşit cümlelerin şartı öne süren ilk kısmı geçmiş zaman “ The Simple Past Tense” olmalıdır. İkinci kısım ise “conditional” yani “The Future Tense”in bir derece “past”ı olmalıdır. Örneğin, If you gave me money, I would give you an apple. Eğer bana para verseydin, sana bir elma verecektim. Yani, You didn’t give me money and I didn’t give you an apple. Sen bana para vermedin ve ben sana bir elma vermedim. If he went to school he would see his friend. Eğer o, okula gitseydi, arkadaşını görecekti. If I had money, I would go to Paris. Eğer param olsaydı, Paris’e gidecektim. If you worked hard, you would learn English. Eğer çok çalışsaydınız, İngilizce öğrenecektiniz. If I went to Paris, I would send you a postcard. Eğer Paris’e gitseydim, sana bir posta kartı gönderecektim. If I were you, I would go to school. Eğer senin yerinde olsaydım, okula gidecektim. Dikkat ederseniz burada “I was” yerine “I were” diyoruz. Bu şekil “unreal” cümlelerin bir özelliğidir. Örneğin, If I were a rich man, I would have a big house. Eğer zengin bir adam olsaydım, büyük bir evim olacaktı. Ayrıca zaman uyumuna bağlı kalmak şartı ile tüm yardımcı fiilleri de bu cümlelerde kullanabiliriz. If I were a bird, I could fly. Eğer bir kuş olsaydım, uçabilecektim. If you were a fish, you could live under water. Eğer bir balık olsaydın, su altında yaşayabilirdin. If I were you, I should go to the cinema. Eğer senin yerinde olsaydım, sinemaya gidecektim. If you lost your jumper, you would buy another one. Eğer kazağını kaybetseydin, başka bir tane alacaktın. If I were happy, I would sing. Eğer mutlu olsaydım, şarkı söyleyecektim. (söylerdim.) 3- Şimdi şart cümlelerinin üçüncü çeşidini görelim. Bunlar “impossible” cümleler adını alırlar. Gerçekleşmemiş ve gerçekleşme olanağı ortadan kalkmış işler için kullanılırlar. Bu cümlelerde şartı öne süren birinci cümlecik “The Past Perfect Tense” şarta cevap veren ikinci bölüm ise “Past Conditional” olmalıdır. Örneğin, If you had given me money, I would have given you an apple. Eğer bana para vermiş olsaydın, ben sana bir elma vermiş olacaktım. If you had known the truth, you wouldn’t have been angry. Eğer gerçeğI bilmiş olsaydın, kızmış olmayacaktın. If she had seen the house, she wouldn’t have bought it. Eğer evi görmüş olsaydı, onu satın almış olmayacaktı. If he had gone by car, he wouldn’t have been late. Eğer araba ile gitmiş olsaydı, geç kalmamış olacaktı ![]() Site Dergisi No:16 çıkmıştır.aşağıda verdiğim adresten girebilirsiniz. http://www.hilaryclub.net/hilary-duff-de...l#pid71189 |
|||
|
« Önceki Konu | Sonraki Konu »
|
Tarih: 01-10-2009, 09:47 AM





![[Resim: jab91v.jpg]](http://i33.tinypic.com/jab91v.jpg)

